BASINDA AKVARYUM HAKKINDA ÇIKAN YAZILAR

Yurtsan Atakan

Bodrum’da bu yaz...

nedim.atilla@aksam.com.tr

 

Tat meraklıları açısından da tahtını geçen yıllarda Alaçatı’ya kaptırdığı iddia edilen Bodrum’dayız bu hafta… Halikarnas Balıkçısı’nın “Yokuşbaşına doğru Bodrum’u göreceksin/ Sanma ki geldiğin gibi gideceksin” dediği Bodrum, çok ünlü olmadan da ülkemizin sağlıklı beslenme ve lezzet açısından önemli bir merkeziymiş. “Bodurum dediğin, iki bakkal bir furun, peğnir-ekmek yemekten ne ağız kaldı ne burun” diye özetlenilen yoksulluk günlerinde bile Gökova’nın balığı, Bitez’in, Müskebi’nin, Mazı’nın otları bu güzelim deniz kasabasını doğal sağlıklı beslenme merkezi haline dönüştürmüş. Bugün de Bodrum’da 30 gün kalsanız gidecek 30 değişik ‘lezzetli dükkân’ bulabilirsiniz.

1970’lerdeki yeniden keşfin ardından büyük kentin varoş kültürü de Bodrum’a gelmiş ama Yarımada’nın kendine özgü lezzetleri ve meyhaneleri kendilerini küçük ölçeklerde de olsa korumayı başarmışlar. Yerel lezzetin kıymetini bilmek yeniden tercih edilince de bu mekânlar günümüzün gözde yerleri oldular.

Size Bodrum’un geleneksel-modern lokantalarını tarihsel sıralamaya göre sunacağım bu hafta. En eskiden başlayarak. Yaşayan en eski lokantalar aynı adı taşıyan iki köfte-piyazcı: ‘Sakallı Köfteci’ adlı dükkân 1940’ta kurulmuş. Girit Mübadili sahibi ‘Sakallı’ Mustafa Akçalan 1985’te vefat etmiş. Günümüzde hem yeğeni Ali Doksan ‘Sakallı’, hem de damadı Bilal Alpay ‘Özsakallı’ adıyla devam ediyorlar. Köftenin yağsız dana kıymasından yapılmasına karşın takıldığı şişten nasıl düşmediğinin sırrını vermiyor iki ‘sakallı’ da… Halikarnas Balıkçısı’nın da müdavimi olduğu ‘Sakallı Köfteci’ 68 yıldır hizmette.

1960’lardan beri hizmet veren bir başka yer ise ‘Yunuslar Karadeniz Fırını’. Bodrumlu Yunus Efendi ile Çamlıhemşin’den Talat Efendi’nin kurduğu ortaklık bugün de unlu mamul meraklılarına, pasta-tatlı arayanlara inanılmaz lezzetler sunuyor. Pasta ve turtalarıyla orta Avrupa’yı aratmayan diğer yer Hemşinlilerin işletmesi Penguen.

Bodrum’un ünü dünyaya yayılmış yeri ise Marina Yat Kulübü. Bu yıl üç değişik mekânda hizmet veren bu kulüpte deniz ürünlerinden yöresel zeytinyağlılara, Akdeniz mutfağından Anadolu mutfağının et çeşitlerine uzanan bir zenginlik var. Canlı müzik eşliğinde 700 kişi aynı anda yiyip içebiliyor.

Bodrum ve civarında Milas tipi ağaçlardan üretilmiş zeytinyağları kullanılıyor. Bu zeytinyağının kendine özgü rahiyası ile füzyon arayışlarına Gümbet’teki Mövenpick Otel’de tanık olmuştuk. Bitez’teki Otel Toloman’ın da mutfağı bu anlamda övgüye değer. Bitez’e kadar yolunuz düşerse yalıdaki dondurmacıya uğramadan olmaz. ‘İhtiyar’ kardeşler 24 saat dondurma satıyor.

YAZIN KAPALI MEYHANE

Bizim gibi kasabayı dört mevsim sevenler için Bodrum’da kış ve ilkbaharın en iyi meyhanesi Kaptanın Yeri’dir. Gerçek Bodrum meyhanesidir ama yazın kapalıdır. Çünkü ‘Kaptan’ Mavi Yolculuğa çıkmıştır. Yaz için meyhane önerilerimizin arasında ‘Gemibaşı’ önlerde gelir. ‘Hey Yavrum Hey’in eski havasında olduğunu söyleyenler de var, aksini iddia edenler de. Bazı güzelim meyhaneler (isimlerini verecek değilim) turistik oldu, tatları kaçtı. Gemibaşı’nda Atilla Boyacı’nın iki oğlu, kalamar ızgara ve ahtapotlu pilavda iddialıdır.

Bodrum nostaljisinde ayrı bir yeri olan, film sahnelerinde bile yer alan ‘Raşit’in Kahvesi’ tarihe karıştı, ‘Cafe Bodrum’ oldu. İyi mi oldu, bilmiyorum. Bistro denince de aklıma meslektaşım Zeki Özkeskin’in ‘Köşem’i geliyor. Hem lezzetli hafiflikler hem de geleneksel tatlar bir arada…

YARIMADA TURU

Bodrum Yarımadası’nda yaz aylarında 1,5 milyon kişinin yaşadığı iddia olunur. Burada gurme tayfasını mutlu edenler hep eski Bodrumlular. İstanbul’dan gelip de dükkan açanların ömrü nedense pek uzun olmuyor. Bodrum’a kadar gidip de Mazı Köylü Pazarı’na uğramamak olmaz. Mazı’daki Kayadibi Restoran’a uğramamak hiç olmaz. Gerçek köy meyhanesi… Eski adı Farilya olan ve benim nedense yeni adına alışamadığım Gündoğan’da en iyi restoran aile işletmesi olan Reana… Burada balıkları Zafer Akbaş pişirir, yemekleri Remziye Hanım yapar.

Bodrum yemek içmek açısından bir dünya ise Gümüşlük de bir başka dünyadır. Gümüşlük’te benim favorim her zaman burun ucundaki Fenerci’dir. Bizim arkadaşlar Akvaryum’u da seviyorlar. Akvaryum işleri büyüttü, Yalıkavak’ta eski Şamdan’ın yerine bu yaz yeni bir şube açtı. Yalıkavak’ta 25 yıllık durak ise “Hasan’ın Yeri”… Çok büyük bir restoran olduğuna bakmayın, servis hızlı. Hasan Açık da hep işlerin başında. Halil’in Yeri de Yalıkavak Marina’da iddialı. Yalıkavak’taki ‘Kavaklı’ Köfteci Zekeriya’nın köfteleri kadar bulunduğu ortam da çok keyifli. Yalıkavak’a bağlı Geriş’te Geriş ve Sait’in Yeri var. Göltürkbükü’nün en iyi yerinin ‘Maça Kızı’ olduğunda herkes hemfikir. Oteli de iyidir ama açık büfe olmasına rağmen yemekleri de her zaman lezzetlidir. Yemeklerin sırrı Aret Sahakyan’da imiş.

Torba’nın geçen yıllarda en iyisi Ali Gonca idi. Mekanın sahipleri değişti ama restoranın adı hâla Ali Gonca… Torbalılar “Bizim Aligonce sosyetik oldu” deyip gülüp-durular. Bodrum’a gidince et-kebap alışkanlıklarınızı bir kenara bırakıp deniz ürünü yemenizi öneririm ama vazgeçemem diyorsanız 15 yıllık kebapçı Konakcık’taki ‘Denizhan’ı öneririm. Ocakbaşı meraklıları için de önerilecek bir yer burası.

İÇKİNİN DOZUNU KAÇIRANLARA EŞEK SERVİSİ

Turgutreis’teki “Neyzen Dostları” ise Ankara’dan sonra Bodrum’da da hizmette. Bu yaz içkinin dozunu kaçıranlara kapının önünde bekleyen eşekler ‘eve teslim servisi’ yapacak. Akyarlar’a doğru uzanınca -ki eski Bodrum’u özleyenler için yegâne yer Akyarlar’dır- Fener’i ve Şato’yu öneririz. Bütün dünyaya hâkim olan İtalyan lokantalarından Bodrum da nasibini aldı. Çin lokantasındaki Sivaslı aşçılar gibi değil İtalyanlar. Gerçek İtalyan. Cafe Piu’da Giacomo Rugiano işin hep başında.

Bodrum’daki restoranların tamamında mezeler hemen hemen aynı. Yaz aylarında da otlar bol, hardal otu ve istifno hep var. Ama kabak çiçeği dolması, patlıcanlı mezeler, ahtapot ve kalamarın bin bir çeşidi yanında Milas yağı… Bir de Bodrum Gazozu… Çocukluğumuzun lezzetine götüren bir tat Bodrum Gazozu… Türkiye’de eskiden neredeyse her kasabanın bir gazozcusu vardı, şişeleri şimdi koleksiyon parçası oldu.

Bodrum Ticaret Odası ünlü gazozu yeniden yaşatmaya kararlı.

Bugün size Bodrum mutfağından bir lezzet sunmak istiyorum.

Balıkçı’ya “merhaba” diyerek… Tarifi Balıkçı’nın ‘Mavi Sürgün’ kitabından derledim. Onun kadar uzun yazsam bir sayfa daha gerekecek.

ÇİPORTA

Malzemeler: Bodrum pazarlarında bulabildiğiniz çoğu kez de karıştırılmış olarak satılan tüm otlar, kabak çiçekleri, zeytinyağı, kırmızı biber, istenirse yoğurt.

HAZIRLANIŞI: Otlarınızı iyice yıkayın, bir örtü üzerine yayın ve nemini almasını bekleyin. Daha sonra kırmızı biberli zeytinyağında karıştıra karıştıra kavurun… Nefis bir rakı mezesidir, isterseniz yanına

yoğurt da koyabilirsiniz.

YALIKAVAK FOTOĞRAFLARIMIZ       GÜMÜŞLÜK FOTOĞRAFLARIMIZ - OUR IDEAS -BASINDA AKVARYUM RESTAURANT

 

Aquarium Restaurant
Gümüşlük Bodrum Turkey
Tel: +90 (252) 394 3682
info@aquariumgumusluk.com